28 Şubat 2012 Salı

Hayallerim gerçek oldu ve Doğu Yücel'le röportaj yaptım !:)


Doğu Yücel kimdir, yazar kimliğinin dışında nasıl biridir bize biraz
bahseder misin ?

Yazmak epey bir vaktimi aldığı için yazar kimliğimin dışında nasıl
biriyim unuttum. Haftaiçleri her gün akşama kadar müzik yazarlığıyla
iştigal ediyorum. Akşamları halim kalırsa ve bir projem varsa roman
veya öykü yazıyorum. Dışarıdayken de o anda aklımda olan hikayeleri
geliştirmek için düşünsel bir sürece giriyorum. O yüzden biraz dalgın
ve şaşkın bir karakterim.


Okumak mı, yazmak mı ? Neden ?

Yazmayı tercih ederim. Okumak pasif eğlence, yazmak ise aktif. Hayata
dahil olmayı seviyorum, hep bir şeyler yapmak, üretmek istiyorum,
yazmak da benim asıl eylemim. Kitap okumayı, film izlemeyi de
seviyorum ama en sevdiğim bir kitapta veya filmde bile yazar,
yönetmen-senarist keşke şöyle yapsaymış diyorum içimden. O yüzden
okumaktan ziyade yazmayı, üretmeyi, hikaye anlatmayı tercih ederim.


Kalem mi, bilgisayar mı ? Neden ?

Bilgisayar. Ama yazmaya kesinlikle kalemle başlamak gerek. Ben kalemle
başladım, yıllarca kalemle çalıştım. Bir o kadar da daktiloyla yazdım.
Bunlar her yazarın geçmesi gereken deneyimler. Bir gitarist sadece
elektro gitar çalmamalı, akustik de, klasik gitar da çalabilmeli. Buna
benziyor biraz. Bilgisayarın avantajı çok büyük, hızlı
yazabiliyorsunuz, silip tekrar yazabiliyor, istediğiniz kısmı
istediğiniz yere taşıyabiliyorsunuz, şekil şemal verebiliyorsunuz ama
edebiyatta her şey hız değildir. Hatta hız iyi bir şey de değildir.
Her kelimeyi, her ifadeyi, her cümleyi kafanızda tartmanız gerekir. O
yüzden kalemin ağırlığı, daktilonun yavaşlığı yazarlığı geliştirir.


Sevgi mi, aşk mı ? Neden ?


Sevgi bence daha değerli. Aşk kontrolsüz ve son kullanma tarihi olan
bir duygu. Yani çoğu zaman.


Yalnızlık mı, kalabalık mı ? Neden ?

Yalnızlık. Daha huzurlu ve daha özgür olabiliyorsunuz çünkü.


Müzik mi, edebiyat mı ? Neden ?

Çok zor bir soru ama müzik diyorum. Edebiyat olmadan yaşayabilirim ama
müzik olmadan yaşayamam. Edebiyat olmadan sözlü hikaye geleneği devam
eder, sinema devam eder, ama müziksiz dünya bile dönmez.


Geçmiş mi, gelecek mi ? Neden ?

Gelecek. Geçmiş adı üstünde geçmiştir, önemli olan şu an
yapacaklarımız, geleceğe bırakacaklarımızdır.


En sevdiğin yazar?


Çok var, her an bir başkasını söyleyebilirim ama şu an Douglas Adams
demek geçti içimden.


En sevdiğin kitap ?


Çok var, Lovecraft - Gotik Öyküler, Bram Stoker - Drakula, Tolkien -
Yüzüklerin Efendisi, Douglas Adams - Otostopçunun Galaksi Rehberi,
Boris Vian - Kırmızı Ot, Bret Easton Ellis - Amerikan Sapığı, Asimov -
Jüpiter'i Satıyorum, Stanislav Lem - Gelecekbilim Kongresi bir çırpıda
aklıma gelenler.


En sevdiğin şarkı ?


Iron Maiden - Infinite Dreams.


En sevdiğin film ?


Star Wars - Episode 4-5-6


En sevdiğin eşya ?


Çalışma masam.


En sevdiğin çalışma alanı ?


Odam.


En sevdiğin renk ?


Siyah.


En vazgeçemeyeceğin insan ?


Annem.


En sinirleneceğin davranış ?


Özgürlüğüme karışılması veya emeğime çamur atılması.


Sana en çok ilham verdiğine inandığın şey, neden ?

Sanat. Hayattan daha çok sanattan esinleniyorum. Filmler, şarkılar, kitaplar...


''Yazmak, şeytanlarımızı yenmekte bize yardımcı oluyor'' demişsin
kitabında peki senin yenmek için yazıdan yardım aldığın şeytanlar
neler, kimler?

Kendimle ilgili şeyler. Bazen kontrolümü kaybetmeme neden olan
hırslarım mesela. Ya da bazen tuzağına düştüğüm egom. Mutsuzluğum,
tatminsizliğim, hoşnutsuzluğum... Hayata bazen çok karamsar bakmam...
Tüm bunları yazarken iyileştirebiliyor, etrafıma ve kendime iyimser
bir şekilde bakabiliyorum. Beni daha iyi bir insan yapıyor yazmak.


Kendinizi en çok özgür hissettiğin yer ya da konum ? Neden ?

Evim. Evimdeyim çünkü:)


En büyük hayalin ?


Kitaplarımın Hollywood'da hayranı olduğum yönetmenler tarafından
filmlendirilmesi. Ve az önce izlediğim Oscar töreninde bir gün sahneye
çıkabilmek :)

Superman’in gezegeni Kripton’ın harflerini değiştirip Kartopu isimli bir gezegen yarattım. O gezegende kendilerine has özel süper güçleri olan kahramanlar yaşardı. “R”leri söyleyemediğim için “Kaytopu” derdim oraya ve gerçekten oranın varlığına inanırdım. Halen daha inanıyorum sanırım demişsin bir röportajında nasıl bir gezegendi kartopu, orada barındırdığın hayaller, karakterler nelerdi?


Nasıl bir gezegen olduğunu ileride yazacağım çocuk kitabında
okuyabileceksiniz, o yüzden sürprizleri bozmak istemiyorum. Ama kısaca
anlatmam gerekirse; gerçek bir ütopya orası. Bembeyaz bir gezegen,
herkes mutlu, insanlar uçabiliyor... Ama bir şey eksik...


Yazmak ve hayal kurmak kavramları senin için ne demek ?


Nefes almak neyse o. Özellikle hayal kurmak kesinlikle benim için
oksijen almakla aynı. Yazmak ise kurduğum hayalleri paylaşmak anlamına
geliyor. Paylaşmadan yaşayabilirim ama nefes almadan yaşayamam.


Hayatındaki dönüm noktaları neler ?


Güzel soru. Kötü dönüm noktası; sevmediğim halde İktisat bölümünde
okumaya karar vermem. İyi dönüm noktası; üniversitede öykü yazmaya
kendimi adamam ve 1997'de Gençlik Kitabevi öykü yarışmasını kazanmam.







Hiç yorum yok:

Yorum Gönder