28 Şubat 2012 Salı

İpek Ongun ile röportaj yaptım :)



1- Yazmaya nasıl ve ne zaman başladınız ?

Yazmaya lise çağlarımda çeviri yaparak başladım. Çevirilere devam ettim ve bir yayınevinin editöründen,uslubun güzel, neden kendin için yazmıyorsun, teklifi geldi. Eşim de destek verince denedim, 'Mektup Arkadaşlarını' yazdım ve böylece yazı hayatına girdim. O sırada iki küçük kızım vardı, onlardan artan zamanımı değerlendireyim diye başlamıştım.

 2- Neden gençliğe yönelik kitaplar yazıyorsunuz ?

Her şeyden önce gençleri önemsiyorum, gençlik yıllarını çok çok önemsiyorum, kişiyi hayata hazırlayan, kendi kişiliğini bulmaya çalıştığı yıllar. O nedenle herkesin kendi yöntemi ve olanaklarıyla gençlere destek olmaları gerektiğini düşünüyorum.

 3- Serra karakteri nasıl ortaya çıktı ? 10 kitap, dile kolay, yazarken nelere dikkat ettiniz ?

 Serra gerçek kişilerden kaynaklanmış br karakterdir. 15'li yaşlardan 30'lara uzanan sürede hayatımızı oluştururuz adeta. En önemli kararları bu dönemlerde alırız, o nedenle tüm bu kararlara yönelik bilgi, araştırma ve birikimimi gençlere sunarsam, onlar
hayata bizlerden en azından bir adım daha önde başlayabilirler diye düşündüm. Elimdem geldiğince tabii...

4- Okurlarınız yazılarınızı etkiliyor mu ?

Okurlarım yazılarımı hem de çok etkiliyorlar. Onları dinliyorum, gözlüyorum ve işlerine yarayacağını düşündüğüm konuları seçerek yazıyorum.

5- Son olarak bizlere okuma ve yazma hakkında söylemek istedikleriniz neler ?

Okuma bence hayata ilk adımdır. Okumayan insan o ilk adımı atmıyor demektir. Okumak bize ufuklar, pencereler açar, bilgilendirir, başka hayatları, kültürleri gösterir dolayısıyla hoşgörü sahibi oluruz. Yazmaksa, anı defteri tutan için, hayatı bir kez daha yaşamaktır. Yaşanan olayları daha tarafsız bir gözle görebilmemizi sağlar. Yazar olarak yazmaya gelince, kalemin müthiş gücüne şahit oluruz. Ben burada odamda yalnız başıma bir şeyler yazıyorum ve o sözcükler kitap olup sana ulaşıyor. Sonra sen bana mektup yazıyorsun ve biz o mektup aracılığıyla seninle tanışıyoruz.  Bir düşün, ne müthiş değil mi...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder