29 Mart 2012 Perşembe

‘’…Çünkü en çok en sevdiklerimizi incitiriz.’’-Elif Şafak/İskender



Kitap analizlerimi yayınlamaya başlamaya karar verdim. İlk analizim de ilk çıktığı gün alıp iki günde okuyup bitirdiğim kitap olan İskender, yazarı ise herkesin tanıdığı ve sevdiği bir isim olan Elif Şafak…

Yazar olmak isteyen bir genç olarak en çok kendime örnek aldığım kişidir Elif Şafak. Hep yazdıklarında apayrı bir yakınlık bulmuşumdur kendime, söylediklerinde ise apayrı bir anlam…
Onun en son romanı İskender benim ilk okuduğum kitabı oldu. Normal şartlarda 4-5 günde bir kitap bitiren ben o kadar yoğunluğuma rağmen kitabı 2 günde bitirdim. ‘’Benim annem iki kez öldü.’’ diye başladı kitap, daha sonrası ise su gibi geldi.  Karakter analizleri o kadar iyi, o kadar güzel yapılmış ki kurgulama biri değil gibi sanki size anlatılan karakterler; tamamen ete kemiğe bürünmüş kişiler, bireyler var etrafınızda. Zihininizde her şeyi kolayca betimleyebiliyorsunuz. Karakterler arasındaki geçiş ise o kadar uyumlu bir şekilde yapılmış ki bir karakteri orada okurken öbürünü de diğer yandan düşünebiliyor, kitabın her sayfasında sona daha çok yaklaştığınızı sanıyorsunuz. Kitabın sonuna doğru nasıl biteceğini tahmin ederken ‘’benim annem iki kez öldü’’ cümlesini ne kadar es geçerseniz geçin kitap sizi o cümleye alıyor götürüyor. Kitabın sonunu tahmin edebilmek işte o yüzden o kadar kolay olmuyor… Anlatılan duyguların karaktere yansıması konusunda da ciddi derecede başarılı bir kitap İskender, Elif Şafak’ın bir diğer kitabı olan Aşk’tan daha kolay okunuyor ama ondan daha çok çözmeniz gerekiyor her bir karakteri, kitabı daha iyi anlamak adına. Kitabın kapağına gelirsek; Elif Şafak’ın ‘’Türkiye’de Yazar Olmak’’ başlıklı yazısında da aynen belirttiği gibi : ‘’Kitap kapağında takım elbise giymiş erkek resmi var, bak bu kitabın kapağında da erkek resmi var, demek ki kitap çalıntı’’ lafını duymak demektir Türkiye’de yazar olmak, işte bu yüzden kitabın kapağında Elif Şafak’ın erkek halini, yani ‘’İskender’’ olduğu halini görmekten dolayı onu bir kez daha tebrik ediyorum. Bu sözleri duyacağını bildiği halde, ya da sonradan duyduğu halde yine de pişman olmayıp, olsa da bunu asla dillendirmeyip aynı başlıklı yazıda da dediği gibi ‘’Bu da geçer Ya hu’’ diyebildiği için…
Bence asla kaçırılmaması gereken bir roman ‘’İskender’’. 
Hem sevdiklerimizi nasıl incittiğimizi görmek, Elif Şafak’ın gözünden bir erkeği anlamak, hem de ata erklik konusuna farklı bir pencereden bakabilmek için…








Not : Elif Şafak'ın ''İskender''e nasıl büründüğünü anlatan videoyu da izlemelisiniz bence :)


                                   

8 yorum:

  1. Mavikızınkaleminden bir yorum harika olmuş ecey :)

    YanıtlaSil
  2. Cok tesekkur ederım Karyacım :))

    YanıtlaSil
  3. Güzel ve akıcı bir yorum. Ama bence bolca kullanmak zorunda olduğun kelimelerin 'karakter' yerine ara sıra zamir koymalısın. Yazının kılçığını alır :-)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. dikkate alacağım eleştiriniz, çok teşekkür ederim :)

      Sil
  4. biraz yapıcı eleştiri de olması gerekirdi. Kitabın pazarlama tanıtımı gibi yapmışsın analizini.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kitabı her şeyiyle beğendiğimden oldu o, yorumunuz için çok teşekkürler :))

      Sil
  5. İskender'i okuyan herkes mi aynı şeyleri hissediyor? Hislerime tercuman olmuşsunuz. Yazar olma yolunda başarılar...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok teşekkür ederim bu güzel dileğiniz için :) İskender'i bir çok seven okur var, bir de hiç sevmeyen okur var bence :) Aynı Elif Şafak'a olduğu gibi... Ortasını bulmak çok zor :)

      Sil