21 Haziran 2012 Perşembe

Mavi Bir Kızım Ben

Mavi bir kızım ben, elinde hep kalem tutan, hep yazan...
Hep seven dünyayı, insanları, hayatı... Hiç nefret etmemeye çabalayan...
Edebiyat'ın rengini mavi olarak gören, yazdıkça yazası gelen, okudukça okuyan...
Hisseden sürekli, başka alemlere dalan, sürekli hayal kuran...

Mavi bir kızım ben, en büyük hayali yazar olmak olan, bu hayale sımsıkı bağlanmış, bu hayale sürekli odaklı yaşayan...
Müziği yanından hiç eksik etmeyen, yazı yazarken belirli müzikler dinleyen, müzik dinledikçe daha çok üreten...
Hayal kurduğunda bir daha gerçek dünyaya dönmesi zor olanlardan, hayalperest bir mavi kızım ben...

Kaçak Düşünceler'iyle hep barışık olan, onları kaçtıkça kovalayan, ''Söz uçar, yazı kalır.'' sözüne uyarak o kaçan düşünceleri hep yazıya döken...
Bir gün idolleri gibi bir yazar olacağına hep inanan, o kitapçının rafında kendi kitabının olacağını olduğunu, kendi imza gününü hayal eden...

Mavi bir kızım ben, kelimelere tutkuyla, aşkla bağlanmış olanından, o tutkuyla hep yaşayan...
Yazısına gelen yorumları hep özenle dinleyen, yazısı her beğenildiğinde içi içine sığmayan...
Bir gün sinema salonunda senaryosunu yazdığı bir filmin gösterileceğini düşünen, kendine bir türlü asıl üniversitede okuyacağı mesleği bulamamışından...

Mavi bir kızım ben, şu anda en iyi bildiğim şey yazmak, hislerimi kelimelerle buluşturmak, kulağıma çalınan bir müzik eşliğinde...

Mavi bir kızım ben, hep ürettikçe sevinen, yazmanın kendisine kattığı değeri hep bilen, o değerle yaşayan...

Mavi bir kızım ben, yazmaktan hiç ama hiç vazgeçmeyecek olanından...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder