23 Haziran 2012 Cumartesi

Yolculuk Üzerine, Yine...

Yolculuk başladığı anda, yolların hepsini bir veda bulutu kaplar, her bulut kendi içinde ''elveda'' der birbirine...
Tam da yolculuğun asıl temeline yakışanı yapacak şekilde...

Arkada kalan ne varsa onlardan izleri taşır bulutlar, yollar, yolcunun gönlüne konar her bir veda sözcüğü, bir burukluk kendi içinde oluşur, yolculuğun kasvetiyle birleşir...
Bazen öyle anlar olur ki, yolculuğa çıkacakken bir ceket bile fazla gelir size, kendi içinizde yükünüz o kadar fazladır ki kendi ceketinizi bile taşıyacak yükünüz olmaz...
Bazen ''her bir veda, yeni bir başlangıçtır.'' dercesine toplarız elimizde ne varsa, duygu seli oluşturduğumuz yolda ilerleriz, yolculuğun elvedası bizim neşemizdir adeta...

Herkesle bölüşülen yolculuklar vardır, genelde hep onları yaşarız aslında, yolu birlikte aşarsınız, birlikte aynı duraktan kalkıp aynı durağa gelirsiniz ama her biriniz farklısınızdır kendi içinizde, kendi yolculuğunuzdur sizi farklı kılan, sizi farklı kılan bulutun size ''elveda'' deme şeklidir aslında...

''El sallayış'' da bir yolculuk temelidir aslında bakıldığında, bazen geride sizin yolunuzu gözleyecek olan kişi kimi zaman elinde su ile bekler ardınızdan dökmek için, kimi zaman sadece el sallamak için oradadır, bazen de yalnızlıktan hiç bilmediğiniz yerlere el sallarsınız, yalnızlığınızı kendinize bile söyleyemediğinizden....

Yolculuk bir düşünme yeridir de aslında, molaları sizin de hayata dur deme şekliniz gibidir, ne çok sık gerçekleşir bu durum, ne de kişileri sıkıntıya düşürecek şekilde...
Her şeyi düşünebilirsiniz o anda, yolculuğun temelinin dışına çıkmadan ama...

Yolculuk bu, her şey bir temele bağlı olsa da bireyden bireye değişen bir süreç...
Adı aynı, etkiler farklı...
En azından şimdilik, vedalar halen hayatımızdayken...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder