21 Ağustos 2012 Salı

''Sen dünyanın en güzel on üçüncü kızısın.''-Doğu Yücel/Hayalet Kitap

Bugün doğum günüm aslında, ben de bu yüzden oturdum en sevdiğim şeyi yapıyorum; yazı yazıyorum ! En sevdiğim yazarın en sevdiğim kitabı hakkında :) Onun doğum günümü kutlarken dediği ''
ilham perileri özellikle sen yazarken etrafında vızır vızır dönsünler'' sözüne uygun bir şekilde ilham perilerim yanımdayken hemen başlıyorum...


'
Doğu Yücel hakkında yazmak için bekledim biraz, kitabın etkisinden kurtulmayı bekledim, en azından bulduğum bazı şeyleri rahatça söylerdim o zaman, ben kitabı bitireli yaklaşık 5 gün falan oluyor ben kendimi anca hazır hissettim, kitabı elime her aldığımda ''Sen dünyanın en güzel on üçüncü kızısın.'' kısmını yeniden okumuşcasına etkileniyordum çünkü...

Bir de ''Bir kızı oldu, adını Fuldem koydu.'' kısmı var ama ona değinmeyi pek düşünmüyorum, onun yerine kitap hakkında biraz bilgi vereyim size :)
Okuduğum en güzel önsözlerden biri bu kitaba yazılmış. Ama önsöz kitapta değil, Doğu Yücel'in internet sitesinde (www.duslervekabuslar.com), ben word formunda okudum, orada 4 sayfaydı, 4 sayfa olduğuna bakmayın, çok akıcı bir önsöz, ben ki önsöz okumayı hayatta sevmem, bu önsöz beni çok etkiledi, o da Doğu Yücel farkı, Hayalet Kitap farkı canım ! :) (fana bağlamadan yazıyı bitiremeyeceğim kesinleşti :p)
Ama önsözü şu açıdan eleştirebilirim, keşke yazar önsözü koyacağını kitaba yazsaymış belki daha çok kişi okurdu önsözü ! (amanıın ben Doğu'yu eleştirdim, tarihi not alın :p)

Daha fazla parantez açmadan kitap hakkında ek düşüncelerime doğru bir yolculuğa geçiyoruz şimdi de...
Kitap çok şaşırtıcı bir son içeriyor, otobiyografik bir kitap olarak tanımlayabileceğimiz Hayalet Kitap, bu yönüyle de karaktere çabucak adapte olmanızı sağlıyor, yer yer eğitim sistemimize de değinen Doğu Yücel, tespitlerini, değerlendirmelerini kitaba güzel bir şekilde aktarmış.
Karakterleri çok net kafanızda canlandırabildiğiniz bu kitapta, her karakterle ayrı bir yolculuğa çıkabilir, her an olayları kafanızda rahatça canlandırabilir, kendinizden bir parça mutlaka bulabilirsiniz.

Arka kapağında da denildiği gibi bu hikaye ''Karşılıksız ama ölüme meydan okuyacak kadar büyük bir aşkın hikayesi...'', çok uçuk kaçık, imkansız bir aşkın değil, platonik ve ölüme meydan okuyacak kadar büyük bir aşkın, gerçek bir aşkın hikayesi... Bu da kitabı sevmenizi sağlayan bir başka etken. 
Gerçeklik payının yüksek olmasından dolayı yazarın platonik aşka, sevdaya, ilişkilere karşı olan gözlemleri de samimi bir dille yazılmış, bir nevi bir ''içini dökme'' olarak gördüğüm bu kitabı herkese tavsiye ederim.
Doğu Yücel'in fanıyım diye demiyorum, kendisi cidden çok güzel bir roman yazmış yahu !

Hazır 10. yıl baskısıyla raflardayken de kitabı kaçırmayın, çünkü ''koşuun koşşuun yetişeen alıyoor !''

P.S : Amma geyik oldu ha :)

10 Ağustos 2012 Cuma

Türkiye'de Yazar Olmaya Çabalamak

Elif Şafak'ın geçen sene Habertürk'te yayınlanan yazısının adıdır ''Türkiye'de Yazar Olmak''... En sevdiğim yazılarından biridir. Ona ithafen bu yazı, o altını o kadar çok çizdiğim, neredeyse yazının tamamı kadar not aldığım yazıya ithafen...
Türkiye'de yazar olmaya çabalamak...

-Kitaplarla arandaki bağı asla kopartmamak, sürekli, deli gibi okumak, okumak, okumak...
-Yazılarını biri gördüğünde, sana yorumunu ilettiğinde tarifsiz bir heyecan yaşamak, ne zaman bir övgü duysan yüzünde kocaman bir gülümseye dolanmak, ağır bir eleştiri aldığında kırılmak, eleştiriye ne kadar açık olsan da içindeki yazma aşkını zedelemek, belki hayalinden uzaklaşmak ama ne olursa olsun bunu daha fazla sürdürmeyip ayağa kalkıp yola devam etmek,
-Yazarlara ulaşmaya çalışmak, onların sana verdikleri öğütleri kulağına küpe etmek, not almak, sordukça öğrenmek,
-Sana ''Yazar olamazsın.'' diyenlere inat bunu başarmaya çalışmak, bir şekilde bir yerlere gelmek. Dergilerde kendi yazını görünce hayranlıkla ona bakmak, hayaline adım adım ulaştığını hissederek gururlanmak, çok değer verdiğin birisi o yazını çok beğendiğinde o beğenilen yazıya daha da hayran olmak,
-Annenin, babanın, dedelerinin, anneannenin, babaannenin, teyzenin, halanın, kuzeninin, öğretmeninin, arkadaşının, kısaca seni seven herkesin arkanda olduğunu bildiğinde daha güvenle hareket etmek, bazen edebiyatçıları kıskanmak, çoğu zaman özenti olmak, ama bir süre sonra bunlardan ''arınmak'',
-Gençlik çağının daha başındayken nice insanla yazıların sayesinde tanışmak, yazılarının önüne geçmesine alışmak,
-Bir adım atmak, bir yerden başlamak için kendinle çok fazla hesaplaşmak ama inandığın iş uğruna her şeyi yapmak...
-Daha 14 yaşında yazının başlığı yüzünden sana ''faşist'' denildiğini görmek, gözlerine inanamamak,
-Her şeye rağmen bu işi yapmak, blog açmak, her yarışma ilanı gördüğünde katılmayı düşünmek, hayal kurmak, yazarları kendine hep yakın görmek, oturup çalışmak, sınav olmak, bilmediğin yerden çıktığı halde yazıya duyduğun aşkla o sınavın hakkını vermek, yenilsen bile arkandakilerinin desteğiyle, içindeki güçle ayağa kalkmak...
-Her zaman, her yerde içinde bu aşkla dolaşmak, kitap kokusuna meftun olmak demektir.

Benim için ise bunlara ek olarak...

Yazımı okuyan insanların bana ''Mavi Kız'' demesine alışmak, ''Mavi Kız'' olmak, Ece değilmişim, ismin yokmuş gibi davranılmasını sevmek., Elif Şafak blogumu twitterda paylaştığında günlerce ağzım kulaklarımda gezmek, Doğu Yücel'den her öneri aldığımda o önerileri bir yerlere not almak, o yazımı okudukça çok sevinmek, yazarlarla her konuşmamda mutlu olmak, nice insandan nice güzel dilek duymak, ikinci bir ben yerleştirmek kendime, ''Mavi Kız''ın hayatıma karışmasına izin vermek demek...
Umarım ileride bu yazımın devamını yazarım, yazar olmuş olurum o zamanlar, bu dönemlerimi anlatırım...
Belki de ''Hani bir Mavi Kız vardı eskiden, ismi Ece'ydi, Ece Tosun, işta bak yazar olmazsınz dediniz, ama oldum'' derim o filmlerdeki meşhur ''patron koltuğu''nda arkası dönük biçimde oturan ve ''Hani bir zamanlar fakir ama gururlu bir genç vardı'' diyerek koltuğuyla ''havalı'' bir biçimde dönen gencin ses tonuyla, benim hayalerimi küçümseyenlere kendimi hatırlatmak adına :)

-Bir yazıda daha görüşmek üzere, edebiyat ve müzikle kalın !

-Mavi Kız

1 Ağustos 2012 Çarşamba

Blogum Dergisi Yayında !

İçinde 72. sayfada Elif Şafak-Siyah Süt yazımı bulabileceğiniz Blogum Dergisi yayınlandı :)

Okumak için: http://blogumdergisi.blogspot.com/