10 Ağustos 2012 Cuma

Türkiye'de Yazar Olmaya Çabalamak

Elif Şafak'ın geçen sene Habertürk'te yayınlanan yazısının adıdır ''Türkiye'de Yazar Olmak''... En sevdiğim yazılarından biridir. Ona ithafen bu yazı, o altını o kadar çok çizdiğim, neredeyse yazının tamamı kadar not aldığım yazıya ithafen...
Türkiye'de yazar olmaya çabalamak...

-Kitaplarla arandaki bağı asla kopartmamak, sürekli, deli gibi okumak, okumak, okumak...
-Yazılarını biri gördüğünde, sana yorumunu ilettiğinde tarifsiz bir heyecan yaşamak, ne zaman bir övgü duysan yüzünde kocaman bir gülümseye dolanmak, ağır bir eleştiri aldığında kırılmak, eleştiriye ne kadar açık olsan da içindeki yazma aşkını zedelemek, belki hayalinden uzaklaşmak ama ne olursa olsun bunu daha fazla sürdürmeyip ayağa kalkıp yola devam etmek,
-Yazarlara ulaşmaya çalışmak, onların sana verdikleri öğütleri kulağına küpe etmek, not almak, sordukça öğrenmek,
-Sana ''Yazar olamazsın.'' diyenlere inat bunu başarmaya çalışmak, bir şekilde bir yerlere gelmek. Dergilerde kendi yazını görünce hayranlıkla ona bakmak, hayaline adım adım ulaştığını hissederek gururlanmak, çok değer verdiğin birisi o yazını çok beğendiğinde o beğenilen yazıya daha da hayran olmak,
-Annenin, babanın, dedelerinin, anneannenin, babaannenin, teyzenin, halanın, kuzeninin, öğretmeninin, arkadaşının, kısaca seni seven herkesin arkanda olduğunu bildiğinde daha güvenle hareket etmek, bazen edebiyatçıları kıskanmak, çoğu zaman özenti olmak, ama bir süre sonra bunlardan ''arınmak'',
-Gençlik çağının daha başındayken nice insanla yazıların sayesinde tanışmak, yazılarının önüne geçmesine alışmak,
-Bir adım atmak, bir yerden başlamak için kendinle çok fazla hesaplaşmak ama inandığın iş uğruna her şeyi yapmak...
-Daha 14 yaşında yazının başlığı yüzünden sana ''faşist'' denildiğini görmek, gözlerine inanamamak,
-Her şeye rağmen bu işi yapmak, blog açmak, her yarışma ilanı gördüğünde katılmayı düşünmek, hayal kurmak, yazarları kendine hep yakın görmek, oturup çalışmak, sınav olmak, bilmediğin yerden çıktığı halde yazıya duyduğun aşkla o sınavın hakkını vermek, yenilsen bile arkandakilerinin desteğiyle, içindeki güçle ayağa kalkmak...
-Her zaman, her yerde içinde bu aşkla dolaşmak, kitap kokusuna meftun olmak demektir.

Benim için ise bunlara ek olarak...

Yazımı okuyan insanların bana ''Mavi Kız'' demesine alışmak, ''Mavi Kız'' olmak, Ece değilmişim, ismin yokmuş gibi davranılmasını sevmek., Elif Şafak blogumu twitterda paylaştığında günlerce ağzım kulaklarımda gezmek, Doğu Yücel'den her öneri aldığımda o önerileri bir yerlere not almak, o yazımı okudukça çok sevinmek, yazarlarla her konuşmamda mutlu olmak, nice insandan nice güzel dilek duymak, ikinci bir ben yerleştirmek kendime, ''Mavi Kız''ın hayatıma karışmasına izin vermek demek...
Umarım ileride bu yazımın devamını yazarım, yazar olmuş olurum o zamanlar, bu dönemlerimi anlatırım...
Belki de ''Hani bir Mavi Kız vardı eskiden, ismi Ece'ydi, Ece Tosun, işta bak yazar olmazsınz dediniz, ama oldum'' derim o filmlerdeki meşhur ''patron koltuğu''nda arkası dönük biçimde oturan ve ''Hani bir zamanlar fakir ama gururlu bir genç vardı'' diyerek koltuğuyla ''havalı'' bir biçimde dönen gencin ses tonuyla, benim hayalerimi küçümseyenlere kendimi hatırlatmak adına :)

-Bir yazıda daha görüşmek üzere, edebiyat ve müzikle kalın !

-Mavi Kız

4 yorum:

  1. Yazar olur da bu dönemlerini anlatmaya başlarsan,okuyucu olarak da bizlerde bu zamanları takip eden insanlar olarak 'belliydi,belliydi' diye mırıldanırız.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umarım :) çok teşekkür ederim yorumunuz için :)

      Sil
  2. senin yaşındayken benim de tek hayalim bir gün harika bir yazar olup eski kitaplar ve plaklarla dolu bir dükkanda bütün gün çay ve sigara eşliğinde kitap okumaktı. ne mi oldu?

    mühendis oldum. işimden ve işimle bağlantılı herşeyden nefret ediyorum. hayatımdan nefret ediyorum. yazmaya ve edebiyat eğitimime ara vermem yeteneğime de mal oldu. artık yazamıyorum da...

    sen sen ol hayalinden asla vazgeçme ece. istersen aç kal, açıkta kal, yalnız kal, parasız kal, desteksiz kal ama hayalinden asla vazgeçme ve noolur üniversitede yanlış bir bölüm seçme. daha yolun çok başındasın ama çok yetenekli ve heveslisin. umarım bunu ziyan etmezsin. iyi dileklerim seninle :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. öncelikle yorumunuz için çok teşekkür ederim :) üniversitede ne okursam okuyayım, ne olursa olsun asla içimdeki yazma aşkını, yazarlık hayalimle aramda olan bağı, o aşkı içimden atmayacağıma, atamayacağıma, ara vermeyeceğime emin olabilirsiniz :) elbette ara veriyorum, çünkü ben canım istedikçe, içimden geldikçe yazıyorum; diğer zamanlar yazmak yazmak olmuyor benim için :) umarım bir gün gerçekten istediğim şeyi elde edebilirim, üniversitede iyi bir yeri bitirmiş, belki avukat, belki endüsrti mühendisi olmuş ama aynı zamanda yazan, okurları olan biri...

      Sil