18 Eylül 2012 Salı

3 hafta sonra...

Hani dizilerde olur ya, bir anda geleceğe giderler, altta bir yazı çıkar misalen ''bir yıl sonra...''. Benim blogum için de geçerli olsun şimdilik bu, diğer yazımın üzerinden bir şey belirsin ve ''3 hafta sonra...'' yazsın...
Tam 3 haftadır yazdığım ilk yazı bu çünkü... Blogla alakalı değil bu, kendimle alakalı, kendimle verdiğim bir mücadele, kendimle yüzleşmenin sonucu diyelim... Yeni süreç malum, liseye başladım, 9. sınıfım artık. :) Büyüdüm ama içimde hala bir çocuk var, 4 sene sonra üniversitede olacağını kabul etmeyen, bir yanımda da benden daha olgun biri var, o diyor ki bana ''Lisede derece al, çabala, çalış, iyi bir üniversiteye git, altın bileziğin olsun o kolunda, sonra ne yaparsan yap. Ankara Üniversitesi Dil-Tarih-Coğrafya mı istiyorsun sonra ? Git oku. Dramatik Yazarlık değil mi istediğin bölüm ? Tamam, gir yetenek sınavına, kazanırsan git oku, kazanamazsan başka üniversiteninkine girersin.'' Haklı aslında, ailemin dediği şeylere benziyor onun da dediği, ailem de haklı, içimdeki ''büyümüş Ece'' de haklı...
Kızamıyorum o yüzden ona, onlara... Kendime kızıyorum, yaptığım hatalar için, keşkelerim için, geçen senelerde neden daha çok çalışmadığım için, hatta bazen yazı yazdığım için...
Yazmak bir birey çünkü, onu boşladığınız anda size darılıyor, kapısından içeri almıyor sizi, hesap soruyor başta, seni sorguluyor, sonra biraz yumuşarsa kapıyı aralıyor... O kapıdan girmek zor oluyor da çıkmak hiç zor olmuyor... Aksine çok basit oluyor, kapıyı açıp kaçabiliyorsun, o arkandan gelmiyor nasıl olsa... ''Yine mi kaçtı bu?'' diyor sadece, bazense bunu alışkanlık haline getirdiğinden olsa gerek, susuyor, kızamıyor bile, kızmak alışkanlık olmuş, sıradan olmuş onun için... Ne yapsa boş, kendini tüketmiyor o yüzden...
Hele benim gibi canı istediğinde yazan biriyseniz, yazı artık size alışmış oluyor, onunla artık bir mecburiyetten görüşüyorsunuz sanki, ama o mecburiyet öyle bir şey ki, bir yazıyorsunuz, kaç yazıya bedel yazıyorsunuz...
Bir anda bitiyor içinizdekiler, kuş gibi oluyorsunuz, ilham cinlerinizin yönlendirdiğini yapıyor, onun bir nevi kuklası oluyor, sonradan ipleriniz çözülünce rahatlıyorsunuz.
Yazar olmak istediğimi söylüyorum her seferinde, Elif Şafak gibi olayım, Doğu Yücel gibi olayım diyorum, çabalıyorum da, sonucunu da almıyor değilim, daha bir senelik bir blogum olmasına rağmen Elif Şafak bile paylaştı, ne kapılar açtı bana... Bir çabanın sonucunda oldu sonuçta bunlar, benim çabamın, içimdekilerin sonucunda oldu bunlar, hayalimin, hedefimin, onlara inanmamın, inanacak olmamın sonucunda...
Şimdi buraya nereden geldik diyorsunuz kesin ? Yazmaktan bahsederken geldim işte, diyorum ben bu yazma şekliyle nasıl yazar olayım ? Canım istemez, içimden gelmez yazmam ben, yazamam... Sınavlarda da öyleyimdir, okulda. Türkçe sınavlarında bu huyum yüzünden az 30 üzerinden 20 almadım ben, ya da bir anda içimden gelerek yazdığımda 30/30 almışlığım da görülmüştür. Yarışmalarda da öyleyimdir. Bir yarışma formu gelir, tamam derim, bazen bir gecede biter, son gecede; bazen elimde sürünür, yazamam, katılmam yarışmaya, hiç de pişman olmam bu yüzden, içime sinmeyen bir iş yapacaksam hiç yapmayayım daha iyi. Öyle değil mi ama ?
Yazmak hep anlattığım gibi böyle bir şey işte, öğrenci olmak da buna benziyor, içimdeki ''büyümüş Ece''nin dediği şeye geliyor yine laf dönüp dolaşıp, bir de ben kendimce yazmayı anlattıktan sonra bana dediği şu sözlere; ''Bak, gördün mü ? Sen ki haftalarca yazının kapısına uğramayan kız, biraz çalışsa okulda fena bir yere gelmeyecek olan kız, haklı değil miyim sen söyle ? Haklı değil miyiz sen söyle ? Altın bilezik diyoruz saçma geliyor ama güvencen o senin, yazarlık eğitim olmadan da olur, ama eğitimin olmadan öyle kalırsın...''. ''Ama ama, açıklayabilirim !'' diyorum, ''Açıklama gerekmez !'' diyor bir anda, işte o an yine anlıyorum, yazar olmak için matematik de çalışmak gerek biyoloji de, fizik de çalışmak gerek, coğrafya da... Çünkü sen okumadan hiçbir şey olmuyor be azizim !

5 yorum:

  1. Bu yazıdan sonra anladım ki sen hakikaten yazar olacaksın :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ELifim ya, yerim de nereden anladın be kuzum ? :)

      Sil
    2. Bir de, ELifim değil, Elifim olacaktı, yanlış anlaşılmasın emo falan değilim, gayet düzgünüm :p

      Sil
  2. Yanıtlar
    1. Yok kanka korkma, ben hala düzgün düzgün yazıyorum, emolardan hala iğrenebiliyorum falan, sıkıntı yok :D

      Sil