9 Ekim 2012 Salı

PuCCa Günlük-Her Şeye Rağmen Tabularımı Yıktı !

Herkesin elinde bir ''dizüstü edebiyat'' kitabı görüyordum, ve şunu açıkça söylemeliyim ki bu cidden sinir bozucuydu. Yazar olmak isteyen biri olarak ''dizüstü edebiyat''ı sevmiyordum o dönemler ve bunu okuyan herkese söylemekten de çekinmiyordum. Ta ki bir gün bu kitapları merak edip de alana kadar...
Annem iş çıkışı kitapçıya gideceğini söyledi ve bana da bir şey isteyip istemediğimi sordu, ben de merakıma yenik düşüp PuCCa Günlük-Küçük Aptalın Büyük Dünyası'nı alır mısın ? dedim, Tamam dedi ve alıp eve geldi.. O gece kitaba başladım ve gerçekten etkilendim, PuCCa'nın o kıvrak zekası, başından geçen olaylar, o anlatım tarzı falan beni etkilemişti, hani kitabın kapağının altında denilen doğruydu ''Okurken bitmesini asla istemeyeceksiniz !''
Kitap 2 günde bitti, resmen boşluğa düştüm, ben bunca zaman neden okumadım ki bunu, o kadar ağır kitapların arasında bak ne güzel mola oldu bana diye diye 2. kitabı almak üzere kitapçının yolunu tuttum, ilk kitabın ikinciden tek farkı, ilk kitabı okurken rahattım, bitse de devamı vardı sonuçta, ikincinin devamı yoktu, o yüzden ikinci kitap çabucak bitmesin diye uğraştım bile diyebilirim, ama ne kadar uğraşırsam uğraşayım kitap o kadar akıcıydı ki, kitabın enerjisine kapılıpyine gece uyumadm, gündüz tenefüse çıkmadam, otobüste müzik dinlemeden, yani yemedem içmeden (abartmış olabilirim :p) kitabı okudum ! :)
Kitapta en çok etkilendiğim kısımlardan biri de bölümlerin başlıkları oldu ! Bazılarına o kadar çok güldüm ki, ''Ben bunları düşünsem aklıma gelmezdi, bak PuCCa'nın aklına ne güzel gelmiş !'' bile dedim, kitabı okurken en çok maruz kaldığım soru tabii ki de ''Ece, ne oldu da fikrin değişti ?'' oldu, ilk kitabın başlarında ''Her kitap bir şansı hak eder.'' dediysem de sonralarda ''Haklıymışsınız, kitap cidden harika !'' demeye başladım !
Evet, herkes haklıydı çünkü PuCCa gerçekten de içimizden biriydi ve yaşadıklarını öyle samimi, öyle içten anlatıyordu ki bazen onun derdine çözüm bulmaya çalışıyor, bazense onun gibi bazı karakterlere sövmeye başlıyordum. PuCCa'nın dertlerine ortak oluyordum yani ! :)
İlk kitabın arka kapağında yer alan Rahşan Gülşan'ın kitap hakkında söyledikleri gibi ''PuCCa hepimizin içinde olanı ''Bunu ben yazmalıydım'' ya da ''Hah, evet ya ben bunu naısl düşünemedim'' dedirten bir hatun kişi... O gerçek bir devrimci. Bizim neslimizin çok sevdiği ''Başkası olma Allah belanı versin, bir kere de kendin ol'' akımının en iyi temsilcilerinden biri... Bu kitap tavsiyeler tavsiyesi... (İnsan, eli kalem tutan biri olarak inceden kıskanmıyor da değil bu kıvrak kalemi :)''

Aşka ve başka bir takım şeylere karşı bakış açımı değiştirebilen, tabularımı yıkan, ağır kitapların arasına bir mola olabilecek kitaplardan olan PuCCa Günlük serisi herkese şiddetle tavsiye edilir !

6 yorum:

  1. haklısııın pucca aşırı mükemmel. Ve iyi bi örnek :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok güzel, akıcı bir dili var, yeni kitabı çıksa da okusak :)

      Sil
  2. Çok güzel yazmışsın bende 14 yaşındayım bir blog açmayı düşünüyorum ayrıca blogunu çok beğendim söylemeden edemem vallahi :D ♥

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. tesekkur ederim yorumun için :) eğer blog açmayı düşünüyorsan hiç vakit kaybetmeden aç derim, ben blogumu açalı bir yıl oldu ve iyi ki de açmışım diyorum, çoğu yazara ulaştım bu sayede :) eğer aklına takılan bir şey olursa bana da sorabilirsin ayrıca :)

      Sil
  3. Merhaba. İlk basta ben de senin gibi düsünüyordum. Daha sonra ilk kitabı daha 2 gün önce satın aldım. Kitap o kadar sarıcıydı ki, 2 günde bitirdim. Mağazalar açık olmadıgı için ikinci kitabı alamadım. Erik en son İngiltereye gidecekti. Daha sonra neler oldugunu bana anlatabilir misin? :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. merhaba, kusura bakmayın yorumunuzu mailden gördüm ama anca cevap verebiliyorum.. kitabı aldınız mı ? almadıysanız anlatabilirim :)

      Sil