8 Kasım 2012 Perşembe

iki yazı.

Sınavlar başladı, her şey değişti anlayacağınız...
Ama ona rağmen yazmaya zaman buldum, yazmak zorundayım çünkü...

Şu günlerde daha iyi anladım, yazmadan olmuyor, olmayacak da. Kendimi birilerine anlatamadıkça, içimdekileri tam olarak dökemedikçe ben, ben olmuyorum, olmayacağım, istesem de olamayacağım, yapım böyle; dışarıdan hala aynıyım, hala aynı Ece'yim ama içimde neler oluyor, neler dönüyor ben bile bilmiyorum.
Kendimi kolay kolay dışa vuramıyorum, içimdekileri kolay kolay yansıyamıyorum.
Belki de tüm kaybım bu yüzden, en büyük hatam belki de bu... Kim bilir...

Çalıişmadan hiçbir şey olmuyor, bunu da bir kez daha anladım bu günlerde, seçim yapmam gerekti ve bana hayat bir kez daha ''çalışmadan olmaz.''  dedi, hayata karşı bir inadım var, ama bu sıralar haklı gibi, çünkü gerçekten çalışmadan hiçbir şey olmuyor, olunmuyor be azizim. Yeteneğim olmadığını bile bile yazıyorum, yazar olmak istiyorum, çalışıyorum, o yüzden diyorum ya çalışmadan olmuyor diye...
Hem yazarlıkta, hem derslerde, hem de genel olarak hayatta, hayata çalışmak gerek, her zaman karşına çıkacak sınavlara hazırlıklı olmak gerek.

Yoksa, elde kalan sadece senden arta kalan parçalar oluyor, ve ömür asla o parçalara bakarak geçireceğin bir zaman dilimi olamayacak kadar kısa, bir o kadar da zorlayıcı, başa çıkmak için çalışmak gerek, yaşamak için, en basitinden..


-

Neler oluyor bilmiyorum, tek bildiğim şu, yazar olmak istiyorum ama yeteneğim yok, hislerimi anlatmak için yeteneğe de ihityacım yok. Başta hayata olmak üzere herkese karşı inadım var, inadım ve özgür bir ruhum var, ne giderse gitsin hayallerimle birlikte benimle kalan bir tek onlar var...
Ha bir de, iyi bir üniversite hedefim, mühendisliğe belki diyen bakış açım da sürekli benimle, ne zaman bir hata yapacak olsam onlardan biri kurtarıyor beni, dersler konusunda yapamıyorum, bırakıyorum dediğim am gözümde birer birer üniversiteler canlanıyor, devam ediyorum çalışmaya, yazarlıktan ne zaman vazgeçmeye kalksam, yeteneğim yok diye bırakmaya kalksam inadım ve özgür ruhum hayallerimle giriyor devreye, beni içine düştüğüm o yanılgıdani yanılgılardan bir tek onlar kurtarıyor, kurtarabiliyor...

Hayallerimi küçümseyenler oluyor bazen, hırsımla dalga geçenler, inadımı umursamayanlar; aslında her şeyi onlara karşı yapasım geliyor, yazdıklarımla bir yere gelmek ve sonra onların hepsine dik dik bakmak, '' bakın ben hayallerime ulaştım !'' demek geliyor içimden...

Seçim yapmam gerekiyor kimi zaman, yazmayı nereye koyacağımı bilemiyorum, o yüzden biraz boşluyorum yazmayı, sonra kimi zaman onlara inat yazasım geliyor, kimi zaman ihtiyaç duyuyorum yazmaya, bu sefer çok zorlanıyorum, çünkü yazmak öyle bir şey ki, boşlamaya gelmiyor, küsüyor, darılıyor sana...
Gönlünü almak kolay olmuyor asla, hem de bu hatayı üst üste yaparsan, sürdürürsen kabahatini, kabahatli olmaya devam edersen iş daha da zorlaşıyor...

O yüzden her zamanki gibi yazıya ve kendime söz veriyorum, arayı çok açmayacağım !

İçimdekileri döktüm yine, ve yine siz okudunuz, teşekkür ederim, işte tam da bu yüzden !

-Mavi Kız