3 Şubat 2013 Pazar

İstanbul!


Her güzel şeyin bir sonu var derler ya benim için de İstanbul'dan Ankara'ya dönüş aynen öyle. Hayallerimin şehrinden vazgeçemediğim o kente dönüş... Hem bi yanım burada kalmak istiyor, hem de diğer yanım ailemin yanına gitmek istiyor... Yıllardır süren, sürmeye devam edecek olan bir döngü bu.




(Var0lmayanlar'a Doğu Yücel'den ikinci imza.)



Gelelim İstanbul yazıma. Şu anda otobüsteyim, canım deli gibi yazmak istiyor, kulağımda TNK "Zehirli sarmaşık bu kaçık sana aşık aklım çok karmaşıııık!" derken ben de yazmaha başlıyorum.
İstanbul benim karne hediyem. Annem sağ olsun ne diyeyim:) Geldiğimden beri İstanbul'da gitmediğim neresi varsa gittik gezdik. Emirgan, İstinye, Şişli, Kanyon... Gayet güzeldi. Asıl güzel olan kısım ise Bengü'yle buluşmak, onunla Çağlar abi'yle Bostancı'da, Doğu'yla Trump Towers Mecidiyeköy'de buluşmak oldu! İkisi de harikaydı! Her ikisiyle de tam iki saat sohbet ettik, annem onlarla tanıştı, ben belki de ilk kez edebiyat anlamında bu kadar dolu dolu sohbet ettim, söyleşi planından bahsettik beraber.


                                                         
                                                       (Sadi Tirak-Doğu Yücel-Bengü)

Bu arada onu da söyleyeyim, Doğu Yücel, Hamit Çağlar Özdağ, Yiğit Değer Bengi (sadece kesin olan isimleri yazdım) okuluma Mart ayında Fantastik Edebiyat ve Doğu'nun Blue Jean dergisinde çalışmasından dolayı ikinci bir konu olarak seçilen "Müzik" hakkında söyleşiye geliyorlar. Şimdiden çok heyecanlıyım! Neyse bu ara bilgiden sonra dönelim konumuza. Çağlar Abi'yle Çarşamba günü görüştük. İlk buluşmamızdı. Ben doğal olarak heyecandan ölmek üzereydim:) Kan Muskaları'na da imzayı kaptım bu arada. Bir de Çağlar Abi bana ödev vermişti. İstanbul'da nice taslak oluşturmaya devam ettim, biri içime sindi, ona da başladım. Sohbet faslı çok keyifliydi, yeri geldi annemle birbirlerini "çocuklara izin verme" tarzı konularda haklı buldular, yeri geldi anılar anlatıldı (O bahsettiğin videoları bulacağım Çağlar Abi!) bazen de konu bir anda derslere geldi...  Perşembe günü Trump Towers'da Doğu'yla buluştuk. Heyecandan bayılacağım diye çok korktum ama korkulan olmadı:)) Stres olmuş bir şekilde D&R'a girmeye çalışırken az daha Doğu'ya çarpıyordum, o "Ece naber?" demese farkında değildim. Onunla da tam iki saat zaman geçirdik. Bir saat Bengü ve ben sohbet ettik, sonlara doğru annem geldi. Diğer bir saat Doğu'nun başka okurlarıyla ve şahane müzik yazarı Sadi Tirak'la tanıştık. Doğu'yla tam 277 gün sonra gerçekleşen bu buluşma da harikaydı! Kitaplarıma da imza aldım, mutluyum:) Bu arada Doğu'ya, Bengü'ye ve Çağlar Abi'ye de tekrar teşekkürler. Benim için İstanbul'un tek kötü tarafı Elif'i görememek oldu. Onu çok özlemiştim ama ne ben gidebildim, ne o gelebildi... Artık bir dahakine :)




                                                          (Hamit Çağlar Özdağ)      

Hep diyorum ya İstanbul'u bu yüzden seviyorum, daha özgürüm burada... Çabucak üniversite zamanı gelse de Galatasaray Üniversitesi'ni kazanıp İstanbul'da yaşamaya başlasam...




(Sadi Tirak-Doğu Yücel)


(Blue Jean-Şubat 2013 Sayısı. İmza: Sadi Tirak)


(Doğu Yücel)


(Doğu Yücel)


(Doğu Yücel)



(Hamit Çağlar Özdağ-Bengü)

Bir kez daha söylüyorum, hepiniz iyi ki varsınız. Siz olmasaydınız bu gezi bu kadar güzel olmazdı...

Ocak Ayında Okuduklarım

1- Hande Altaylı-Kahperengi
2-Emrah Serbes-Hikâyem Paramparça
3-İpek Ongun-Yoksa Hayat Gençken Daha mı Zor?
4-Günaydın Funda-Ilgın Olut
5-Oğullar ve Rencide Ruhlar-Alper Canıgüz